Eş Zamansız Duygular

Sabah anlık haberleşme aracımız twitterda sayfamı güncelleyince fark ettim. Ekranımda son tvit bir saat önce atılmış. Önce aklıma siteye erişimde yine sorunlar yaşandığı geldi. Sonra  farkına varıyorum ki bizim saat düzenlemesinden kaynaklanıyor bu durum.

Şu anda atacağım tvitin bir saat öncesine ait olduğunu söylüyor telefonum. Ülke olarak zaman karmaşası yaşıyoruz anlayacağınız. Dijital dünyamıza esir mi oluyoruz, yoksa hızlı gelişimi bizi korkutsa da dijital dünyaya söz geçirebildiğimiz anlamına mı geliyor bu durum. Karmakarışık bir durum, karmaşık duygular yaşayan bizlere göre durumun özeti: Eş zamansız duygular.

Kavram kargaşası içinde kendimizi kaybettiğimiz anlar yaşıyoruz. Her gün bir savaşın içindeyiz. Yaklaşan seçimle birlikte miting alanlarını izleyenler kesinlikle savaşta olduğumuzu düşünüyordur. Zaten Çanakkale savaşın bittiği değil bu topraklarda başladığı tarihtir diye bir cümle hatırlıyorum son günlerde aklımda kalan. Bende garip adamım bugünkü savaşın sebebini 100 yıl öncesinde arıyorum. Sebebi karmaşık duygular, anlamsız arayışlar.

Miting meydanlarında savaşın, siyasette duygunun yeri yokken  bu arayışın bir anlam ifade etmesi düşünülemez zaten. Birey anlamında kendini tanımlayamayan bizlerin, bu tür benzetmelerle uğraşması düşündürücü zaten. Acayip işler bunlar akıl sır ermez.

Şansını kuş pisliğinden bekleyen bizlerinde bu sırra ermesi zor iş vesselam. En fazla piyango biletini satan ablamın gişesinin Eminönün’de olması bir tesadüf mü acaba. O yüzden güvercinlere yem verirken, piyango biletlerinin satışındaki artış ile güvercinlerin bağırsak durumları arasındaki ilişkiyi merak ediyorum. Bu denklemi kurunca pazar araştırmasının ne çok değişken içerdiğini düşünüp, biletçi ablam ile yem satan amca arasındaki çıkar ilişkisinin kuş pisliğinde olduğuna karar veriyorum. Müşteri ilişkileri yönetimi ne pis işmiş arkadaş!

İnsan ilişkilerini çözememişken, müşteri ilişkilerinden bana ne! Omuzundaki kuş pisliğini temizlemeden bilet alan abimin amorti bile vurmayınca dediği gibi: Bizde şans olsaydı…

Doğuştan şansız olduğuna inanarak büyümüş bir nesil gelecek hayallerini kuşların bağırsaklarına bağlayınca, gerçekler kabızlık yapıyor biraz. Bir milletin geçmişi onun geleceğe umut ışığı oysa ki, bu hallere neden düştük biz. Hep bu eş zamansız durumlar ve sonuçları.

Şenol Güneş’in dediği gibi “Büyüklerimiz bu ışığı gözümüze değil önümüze tutsun”. Yine suçluyu bulduk genç nesil olarak, zaten biz sütten çıkmış ak kaşıktık!

Ekim 2015

Bir yanıt yazın